• Marksist Teori
    Marksist Teori
    37. Sayısı Çıktı!

    Mayıs-Haziran 2019

    Antifaşist Mücadelenin Ön Cephesi: Tecride Karşı Direniş / Toprak Akarsu
    Marx Ve Engels’te Ekoloji / Ziya Ulusoy
    Çevreciler, Yeşiller Ve Ekolojistler / Cemil Aksu
    Ekolojik Krizden Nasıl Bir Çıkış? / Yaşam Uzun
    21. Yüzyılda Marx’ın Ekolojisi / Brett Clark & John Bellamy Foster (Çev. Sevi Emek Önder)
    Liberal Hegemonya Kavramı Olarak Totalitarizmin Otopsisi Ve Eleştirisi / Hasan Polat
    Doğu Perinçek: Hezeyan Halindeki Nasyonal Sosyalist / Bora Poyraz
    Devrim Mücadelesine Adanmış Bir Ömür: Otto Vargas / Çev: Ivana Benario
  • Toprak Akarsu / Antifaşist Mücadelenin Ön Cephesi: Tecride Karşı Direniş
    7 Kasım 2018’den 26 Mayıs 2019’a, tarih, Türkiye ve Kuzey Kürdistan zindanlarındaki büyük direnişlerden birisine daha tanıklık etti. PKK kurucu önderi Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin kaldırılması için Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı ve Hakkari halk vekili Leyla Güven’in 7 Kasım 2018’de Amed zindanında başlattığı süresiz açlık grevi direnişi, zindanlara ve dışarıda pek çok merkeze yayıldı, Kürt ulusal demokratik hareketinin “Tecridi kıracağız faşizmi yıkacağız” hamlesine dönüştü.
  • Ziya Ulusoy / Marx Ve Engels’te Ekoloji
    İnsan, felsefe, din ve edebiyattan önce, yemek, içmek, giyinmek ve barınmak zorundadır. Bu zorunluluk nedeniyle toplumsal insan olmaya başlar başlamaz, doğayla emek harcadığı bir ilişki içerisinde var olagelmiştir. Toplumsal insanın evriminin vardığı düzey, doğayla ilişkisinde emek sürecini hangi tarzda gerçekleştireceğini belirler ve sonraki aşamanın maddi koşullarını yaratır
  • Cemil Aksu / Çevreciler, Yeşiller Ve Ekolojistler
    Türkiye’de AKP’li yıllara denk düşen enerji ve inşaat odaklı kalkınma politikalarının kentsel ve kırsal alanda yarattığı yıkıma karşı gelişen hareketler kendilerini genellikle çevreci, doğa savunucusu, yaşam alanı savunucusu gibi adlarla tanımlamadı
  • Yaşam Uzun / Ekolojik Krizden Nasıl Bir Çıkış?
    “Öyle görülüyor ki, insan, doğayı egemenliği altına alırken, aynı hızla öteki insanların ya da kendi aşağılıklığının kölesi haline geliyor. Bilimin saf ışığının bile, cehaletin karanlık zemininden başka bir şeyi aydınlatamadığı görülüyor. Bütün keşiflerimiz ve ilerlememiz, maddi güçleri entelektüel bir yaşamla doldurmak ve insan yaşamını maddi bir güçle aptallaştırmaktan başka sonuç vermiyor.” Karl Marx
  • Brett Clark & John Bellamy Foster (Çev. Sevi Emek Önder) / 21. Yüzyılda Marx’ın Ekolojisi
    “21. Yüzyılda Marx’ın Ekolojisi” hakkında konuşmak çağdaş okuyucuya tuhaf gelebilir. Ekolojik düşüncenin genellikle 20. yüzyıl sonlarında ortaya çıktığı düşünülürken, Marx 19. yüzyıl ortalarında bu konu hakkında yazmıştır. Geçtiğimiz son birkaç on yılda, Marx’ın ekolojik eleştirinin başlatıcısı, daha doğrusu öncüsü olduğu, sol hareketin geniş kesimleri tarafından kabul görmüş olsa da, bazıları bugünün bakış açısından yalnızca tarihsel değer taşıyan bu kavrayış biçiminin buharlı motor çağına havale edilmesi gerektiğini düşünmektedirler.
  • Hasan Polat / Liberal Hegemonya Kavramı Olarak Totalitarizmin Otopsisi Ve Eleştirisi
    Düşünsel hegemonya kurmanın kavramsal aracı misyonunu üstlenirler. 20. yüzyılda siyaset bilimine yerleşen totalitarizm kavramı tam da böyle bir burjuva liberal düşünce paketidir ve siyasal düşünce katarı misyonunu yerine getirir. Liberal aklın ve burjuva düşüncenin kilit kavramı rolünü oynar.
  • Bora Poyraz / Doğu Perinçek: Hezeyan Halindeki Nasyonal Sosyalist
    Politik geçmişi bilinen “milli” faşistimiz Doğu Perinçek ortaya bir görüş attığında, aklımıza görüşünün tutarlı olup olmadığı değil, bu yolla hangi güç merkezlerine yanaşmak, hangi provokatif tutumla öne çıkmak istediği gelir.
  • Çev: Ivana Benario / Devrim Mücadelesine Adanmış Bir Ömür: Otto Vargas
    Arjantin Devrimci Komünist Partisi'nin (PCR) 51 yıllık genel sekreteri olan ve 14 Şubat'ta hayatını kaybeden Otto Vargas için 16 Şubat'ta Chacarita kentinde binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen uğurlama töreninde, partisinin merkez komitesi adına Jacinto Roldan'ın yaptığı ve Otto Vargas'ın devrimci hayatından değerli kesitlere de değindiği konuşmayı yayınlıyoruz.

Sayı 37 / Mayıs-Haziran 2019

Kısa Tarihçe

7 Kasım 2018’den 26 Mayıs 2019’a, tarih, Türkiye ve Kuzey Kürdistan zindanlarındaki büyük direnişlerden birisine daha tanıklık etti. PKK kurucu önderi Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin kaldırılması için Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı ve Hakkari halk vekili Leyla Güven’in 7 Kasım 2018’de Amed zindanında başlattığı süresiz açlık grevi direnişi, zindanlara ve dışarıda pek çok merkeze yayıldı, Kürt ulusal demokratik hareketinin “Tecridi kıracağız faşizmi yıkacağız” hamlesine dönüştü.

İnsan, felsefe, din ve edebiyattan önce, yemek, içmek, giyinmek ve barınmak zorundadır. Bu zorunluluk nedeniyle toplumsal insan olmaya başlar başlamaz, doğayla emek harcadığı bir ilişki içerisinde var olagelmiştir. Toplumsal insanın evriminin vardığı düzey, doğayla ilişkisinde emek sürecini hangi tarzda gerçekleştireceğini belirler ve sonraki aşamanın maddi koşullarını yaratır.

Türkiye’de AKP’li yıllara denk düşen enerji ve inşaat odaklı kalkınma politikalarının kentsel ve kırsal alanda yarattığı yıkıma karşı gelişen hareketler kendilerini genellikle çevreci, doğa savunucusu, yaşam alanı savunucusu gibi adlarla tanımlamadı. Aynı zamanda bu hareketler, gerek “taktiksel” olarak, gerekse “ideolojik” olarak kendilerini “siyasetler üstü” olarak tanımladılar ve bunu vaaz ettiler. Daha çok akademik alandan sürece dahil olanlar, mücadele içinde hem kuruculuk hem liderlik konumunda olan bazı avukatlar, sosyalist ya da anarşist aktivistler, hareketi “antikapitalist”, “ekoloji” ya da “politik ekoloji” hareketi olarak adlandırmakta, nitelendirmekte veyahut bu adlandırmaya denk düşen bir hatta tekamül ettirmeyi savunmaktadır. Ezcümle, ekoloji hareketi, çevrecilik, doğa ve çevre, insan ve doğa, insan ve çevre, doğa ve toplum gibi birçok kavram, tanımlama ve ayrım birbirine ikame edilerek kullanılmaktadır. Oysa bunların her biri, farklı anlamlara sahip olduğu kadar, farklı paradigmalara ve ideolojilere denk düşmektedir. 

 “Öyle görülüyor ki, insan, doğayı egemenliği altına alırken, aynı hızla öteki insanların ya da kendi aşağılıklığının kölesi haline geliyor. Bilimin saf ışığının bile, cehaletin karanlık zemininden başka bir şeyi aydınlatamadığı görülüyor. Bütün keşiflerimiz ve ilerlememiz, maddi güçleri entelektüel bir yaşamla doldurmak ve insan yaşamını maddi bir güçle aptallaştırmaktan başka sonuç vermiyor.” Karl Marx

“Bilim ve teknolojinin uzun vadede tüm sorunlarımızı çözeceğini söylemek büyücülüğe inanmaktan çok daha kötüdür.” István Mészáros

Monthly Review dergisi editörleri Brett Clark ve John Bellamy Foster’ın “Marx’s Ecology in the 21st Century” başlıklı ortak çalışması, Mart 2010’da (World Review of Political Economy, Vol. 1, No. 1, pp. 142-56) yayınlandı. Marx’ın materyalist ve metabolik bakış açısının insan, doğa ve ekosistem içindeki ekolojik yarığın oluşumu ve gelişimini kavramak açısından taşıdığı önemi ortaya koyan Clark ve Foster’a göre, “Ekolojik krize işaret etmede öne sürülen piyasa işleyişlerine –ki bu işleyiş karı, doğayı korumanın üstünde tutar– taban tabana zıt olarak Marx’ın ekolojisi, gelecek kuşaklar için yaşam koşullarını sürdürülebilir kılan toplumsal bir düzenin kurulması gerekliliğine vurgu yapmaktadır.”

Giriş: Liberal İdeo-Politikanın Kilit Taşı Totalitarizm

Kavramlar teorik düşüncenin yapıtaşlarını oluştururlar. Bazı kavramlar köşe taşı, bazıları ise bütün bir yapıyı ayakta tutan birer sütun gibi teorik düşünsel yapıda yer alırlar. İşaret ettiğimiz temel kavramlar teorik-politik düşüncenin lokomotifi rolünü de oynarlar. Siyasal teori, düşünce ve akla adeta kumanda ederler. Peşlerine taktıkları farklı fikir ve kavramları sürüklerler, belli siyasal ve sınıfsal yönlere doğru taşırlar. Temel kavramlar olarak tasnif edeceğimiz bu “düşünce paketleri”, siyasal düşünce sahasında öncü ve etkin bir düşünsel işlevi yerine getirirler. İdeo-politik söylemin belirleyici ve saflaştırıcı fikirler demetini kurarlar. Düşünsel hegemonya kurmanın kavramsal aracı misyonunu üstlenirler. 20. yüzyılda siyaset bilimine yerleşen totalitarizm kavramı tam da böyle bir burjuva liberal düşünce paketidir ve siyasal düşünce katarı misyonunu yerine getirir. Liberal aklın ve burjuva düşüncenin kilit kavramı rolünü oynar.

Politik geçmişi bilinen “milli” faşistimiz Doğu Perinçek ortaya bir görüş attığında, aklımıza görüşünün tutarlı olup olmadığı değil, bu yolla hangi güç merkezlerine yanaşmak, hangi provokatif tutumla öne çıkmak istediği gelir. Kuruntu ve paranoyayla hemhal olan Perinçek'in tümü birbirinin türevi önermeleri, karşı çıkışları veya iddiaları somut çıkar hesaplarına dayanır. Bu nedenle bir gün söylediğini diğer gün inkar edebilir. Örneğin, '60'ların sonunda Hikmet Kıvılcımlı ile tartışırken Türk ordusunun kötücüllüğünü anlatır, ama sonra birdenbire generallerin emir eri oluvermeyi başarır. Bir gün Mustafa Kemal'e nispeten mesafeli tutum alırken, başka bir seferinde fanatik bir kemalist olur. Yetinmez, bunu teorize etmeye çalışır. Sadece bu kadar mı? 12 Eylül darbecilerine yaranmaya çabalarken, Kenan Evren'in bir yıl önceki kendi tezlerini savunduğunu söyleyiverir.

Arjantin Devrimci Komünist Partisi'nin (PCR) 51 yıllık genel sekreteri olan ve 14 Şubat'ta hayatını kaybeden Otto Vargas için 16 Şubat'ta Chacarita kentinde binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen uğurlama töreninde, partisinin merkez komitesi adına Jacinto Roldan'ın yaptığı ve Otto Vargas'ın devrimci hayatından değerli kesitlere de değindiği konuşmayı yayınlıyoruz.