20. Yüzyıldan Yansıyan Işık: Vietnam Devrimi

Vietnam Devrimi, 20. yüzyıla damgasını vuran ve tüm dünya halklarının belleğinde silinmemecesine yer edinen tarihi bir zaferdir. Asyalı Vietkongların emperyalizmle mücadelede, ulusal bağımsızlıklarını kazanmak için verdikleri savaşa paralel biçimde sosyalizme yönelişleridir. Küba Devrimi'nin önderlerinden enternasyonalist devrimci Che Guevara'ya “Bir, iki, üç, daha fazla Vietnam...” dedirten, dünya halklarının ve devrimcilerinin gösterdikleri dayanışma kadar feyz de aldıkları Vietnam Devrimi, 21. yüzyıl devrim mücadelelerinin güçlü dayanaklarının ve zengin hazinelerinin başlıcalarındandır.

100 yıllık Fransız İşgali

Çin-Hindi, Vietnam, Laos ve Kamboçya'nın oluşturduğu bölgeye verilen addır. Çin-Hindi'nin Fransa tarafından sömürgeleştirilmesi süreci, 1859'da başlayıp 1888'de tamamlanmıştır. 1888'de Vietnamlıların önemli bir kısmı kuzeyde Kızıl Nehir Vadisi ve güneyde Mekong Nehri Deltası ekim alanında pirinç üreticisidir. Vietnam, Fransa tarafından idari olarak üç bölgeye ayrılmıştır. Kuzeyin başkenti Hanoi, güneyin Saygon, orta bölgenin ise Hue olarak belirlenmiştir.

O döneme kadar sömürgecilere karşı gelişen direnişler, dağınık ve kendiliğindendir. 1885'te başlayan ve “Bilgeler Hareketi” olarak adlandırılan direniş, örgütlü bir hareket olma özelliğine sahiptir. Ayaklanmacılar arasında eğitimli bir Mandarin olan, Ho Chi Minh'in babası da vardır. Ayaklanma yenilgiyle sonuçlanmış olsa da, Bilgeler Hareketi 1896'ya kadar devam etmiştir. Başarısız ayaklanma sonrası Fransızlar, Kuzey ve Güney idaresini doğrudan kendileri üstlenirken, Hue'de kukla imparatorun varlığına izin vermişlerdir.

Bilgeler Hareketi'nin ardından, yüzyılın dönüşüyle, Vietnam'daki eski hareket de yerini yeni önderlere ve düşüncelere bırakmıştır. Bu dönem, Sovyet Devrimi'nin gerçekleştiği, emperyalist kampa karşı sosyalist kampın oluştuğu, sosyalizmin etkisinin büyüyüp geliştiği dönemdir.

20. yüzyılın başlangıcında Vietnam'da da birçok devrimci ve direniş hareketi gelişmiştir. Bunlar içerisinde Dong Du (Doğuya Hareket) kendi dil ve kültürünü geliştirerek yaymayı esas almıştır. Phan Boi Chau ise Vietnam'da ilk illegal örgütlenmenin öncülüğünü yapmıştır. Reformcular Birliği adını taşıyan bu örgütle, silahlı ayaklanmalar da başlamıştır. Ayaklanmaların önemli bir kısmı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu dönem aydınlar arasında marksist yayınların yaygın olarak okunduğu, özellikle Fransa'da eğitim gören aydınların sosyalizmden etkilendiği dönemdir.

1925'te, Vietnam'da marksist hareketin ve komünist partisinin kurucusu Ho Chi Minh'in çağrısıyla, Asya'nın Ezilen Halklarının Birliği çalışmaları başlamıştır. Bu çalışma, yurtsever Vietnamlıların tek bir çatı altında toplanmalarında belirli bir rol oynamıştır. 1925'te Vietnam Devrimci Gençlik Birliği kurulmuştur. Bu dönem, Vietnamlı komünistler için hazırlık dönemidir. Vo Nguyen Giap da hazırlık döneminin önderlerindendir. Yirmişerli gruplar halinde iki aylık eğitimlerden geçirilen militanlar, aktif politik kadrolara dönüştürülmektedir. Başarılı olanlar, askeri eğitim için Kuomintang Askeri Akademisi'ne, politik eğitim içinse Moskova'ya gönderilmişlerdir.

1920'lerin ikinci yarısında işçi sınıfının toplam nüfusa oranı yüzde 1'dir. Buna karşın, 1922-1934 yılları arasında 100'ü aşkın grev örgütlenmiştir. Ho Chi Minh'in de delegesi olduğu Komintern tarafından, Ekim 1929'da Vietnam'daki tüm komünist gruplara hitaben bir direktif Ho Chi Minh'e ulaştırılmıştır. Direktif, acil olarak emekçi sınıfın devrimci partisinin kurulması üzerinedir. Ocak 1930'da Ho Chi Minh 211 üyeyle Vietnam Komünist Partisi'nin kuruluşunu ilan etmiştir. Aynı yıl kentlerde başlatılan ayaklanmalar, 1931'de köylere yayılmıştır. Büyük malikanelere el konulan, Fransız yönetim binaları ile işbirlikçilerinin evlerinin ateşe verildiği ayaklanmalarda, köylüler “Xo Viet” adını verdikleri sovyetleri kurmuşlardır. Ancak ayaklanma 1931 ortasında yenilgiyle sonuçlanmıştır.

Fransa'nın Vietnam işgali, 1940 yılına kadar kesintisiz biçimde sürmüştür. İşgali kesintiye uğratansa, 2. Emperyalist Paylaşım Savaşı'nda Fransa'nın zayıf düşüşünü fırsata dönüştüren Japonya olmuştur. Zengin Çin-Hindi kaynakları için harekete geçen Japonya, henüz sömürge düzenini oturtamadan Vietnam halkının direnişi karşısında aldığı yenilgiyle, 1945'te geri çekilmiştir. Japonya'nın yenilgisiyle Ho Chi Minh, 2 Eylül 1945'te Demokratik Vietnam Cumhuriyeti'ni ilan etmiştir.

Fransa bakımındansa, bağımsız bir Vietnam kabul edilemezdir. Japonya'nın yenilgisi Çin-Hindi'ne yeniden sahip olma isteğini alevlendirir ve işgal için harekete geçer. Vietnam halkının Birinci Direnme Savaşı adını verdiği, 1945-1954 yıllarını kapsayan 9 yıllık savaş başlar ve Fransa'nın yenilgisiyle sonuçlanır. SSCB'nin büyüyen etkisi karşısında, ABD Fransa'nın yanında konumlanır ve işgalin başarılması için tüm olanaklarını seferber eder.

Fransa, Vietnam'da tank, uçak ve yeni tipte silahlarla donatılmış 400 bin askerle savaşmıştır. Fransa'nın 1954'te Çin-Hindi'ndeki masraflarının yüzde 78'ini ABD karşılamıştır. Birleşmiş Milletler Fransız delegesi, 1954'de Fransa'nın kaybını 92 bin ölü ve 114 bin yaralı olarak açıklamıştır. 55 gün süren Dien Bien Phu kuşatmasında binlerce Fransız birliği Viet Minh güçlerince imha edilmiştir. Aynı dönemde, Mao önderliğinde Çin Devrimi gerçekleşmiş ve Çin Komünist Partisi iktidara gelmiştir. Fransa'nın yenilgisi, Çin Devrimi ve Vietnam'da artan SSCB desteği, ABD açısından doğrudan savaşı sürdürme sürecini getirmiştir. Fransa'nın yenilgisi sonucu Cenevre'de 21 Temmuz 1954'de yapılan toplantıya SSCB ve İngiltere başkanlık yapmıştır. Toplantıya, Çin Halk Cumhuriyeti, Kamboçya, Loas, Vietnam, Viet Minh, Fransa, ABD katılmıştır.

Yapılan anlaşma uyarınca, Vietnam'da iki askeri bölge belirlenmiş ve onları ayıracak tampon bölge olarak 17. enleme rastlayan Ben Dai Deresi tespit edilmiştir. Buna göre, kuzeyde Viet Minh kuvvetleri, güneydeyse Fransız kuvvetleri konumlanacak ve ateşkesin tam sağlandığı koşullarda Fransız askerleri Vietnam'ı terk edecektir. Fransa'nın gidişi sonrasındaysa, bağımsız gözlem heyeti gözetiminde 20 Temmuz 1956'da genel seçimlerin yapılması kararı vardır.

ABD'nin işgal planının altyapısının hazırlıkları da henüz Cenevre toplantısı öncesinde başlamıştır. 7 Temmuz 1954'de, Güney Vietnam'ın imparatoru kabul edilen Bao Dai'nin yerine, başkan sıfatıyla Ngo Dinh Diem getirilmiştir. Vietnamlı toprak ağası Diem, bağımsızlık savaşı sırasında kaçtığı Washington'da dört yıl kalmıştır. 1954'teyse başkan yapılmak üzere dönüşü sağlanmıştır. Olası seçimlerde Ho Chi Minh'in seçileceğinden emin olan ABD, ilk iş olarak seçimler için Diem'e Kuzey Vietnam'la görüşmeyi reddetmesini salık vermiştir. Böylelikle, Vietnam'da 1955-1974 ABD işgal dönemi başlamıştır.

Güney Vietnam Ve Devrimci Önderlik

Vietnam Devrimi'nin dünya halklarının belleğinde silinmemecesine yer edinmesinin başlıca nedeni de, ABD'ye karşı verilen savaş ve kazanılan zaferdir. Dünyanın “süper gücü” kabul edilen ABD'ye karşı Vietnam halkının savaşı 20 yıl sürmüştür.

Fransa'nın yenilgisi sonrasında garantörlük konumunu işgal konumuna dönüştüren ABD'nin temel politikası, Güney Vietnam'ı karşıdevrimci kampta tutmak ve bunun dışındaki tüm güçleri yok etmektir. İlk etapta, Güney Vietnam'ı işgalinin üssü kılan ve Kuzey'den yalıtma çizgisi izleyen ABD, SSCB'nin ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin askeri, ekonomik, teknik desteğiyle sosyalist çizgide gelişen Ho Chi Minh önderliğindeki Kuzey Vietnam'ı hedefinin ana merkezi ilan etmiştir. Ancak kendi bataklığı, üslendiği Güney Vietnam olacaktır. Henüz Fransız işgaline karşı savaşta güçlü örgütlenmeler oluşturan ve halkın önemli bir kısmının desteğini sağlayan Vietkonglar, işgalci ABD ve kukla iktidarı Diem'e karşı kesintisiz biçimde savaşmaya hazırdır. Askeri ve teknik düzeydeki güç eşitsizliği, bir engele dönüşmemiş ve devrimci azmi büyütmüştür.

Henüz 1945'te parçalı gerilla birliklerinin birleştirilmesi talimatını veren Ho Chi Minh, 1940'larda Giap'ın denetiminde Çin sınırında oluşturulan devrimci üste eğitimden geçirilen yüzlerce savaşçıyla Ulusal Kurtuluş Ordusu'nu kurmuştur. Nguyen Tat Than olan adı yerine, 1943’ten itibaren Ho Chi Minh (Aydınlatan İnsan) olarak adlandırılması tesadüf değildir. Vietnam Devrimi'nin genel politikalarını ve stratejik kavramlarını formüle eden Ho Chi Minh'i tamamlayansa, gerekli somut ve ayrıntılı planları yapan, politik askeri liderlikte belirleyici bir rolü olan Giap'tır.

Savaşın ilk yıllarında ABD, kukla iktidarı Diem ve ona bağlı Saygon ordusunu daha görünür kılmıştır. 20 Aralık 1960'a kadar parçalı olarak ABD işgaline karşı mücadele eden güçler birleşerek Güney Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi'ni (NLF) kurmuşlardır. Güney Vietnam'ın tüm bölgelerinden çeşitli sınıf ve topluluklardan 100'ü aşkın temsilcinin katılımıyla 16 Şubat-2 Mart 1962'de yapılan kurultayda NLF'nin temel amaçları belirlenmiştir. Bu amaçlar üç maddede birleştirilmiştir:

1) Diem rejimini devirmek, Vietnam halkının bütün topluluklarının -bütün milliyetler, siyasi partiler, dini topluluklar, ulusal kahramanlar- temsil edildiği bir karma demokratik hükümet kurmak.

2) Düşünce, basın, dernek kurma, inanç ve tapınma özgürlüklerini kapsayacak geniş bir demokratik yönetim kurmak.

3) Bağımsız bir ekonomi kurmak ve Diem'in tekelci ekonomisini yıkmak.

Dönem açısından Kuzey Vietnam'la birleşme gündemi oluşturmayan NLF, esas hedefini tarafsız ve bağımsız bir Güney Vietnam'ın kuruluşu olarak açıklamıştır. Hızla kitleselleşen ve kendi denetimine aldığı alanlarda bölge idareleri kuran NLF, askeri harekatlar da dahil politik gelişim ve hazırlığı temel önemde görür. Güney Vietnam'daki savaş Vietnam Devrimi'yle de sıkı sıkıya bağlıdır. Ho Chi Minh, Vo Nguyen Giap ve diğer Vietnam devrimci önderlerinin oluşturdukları temel politik-askeri stratejiyi etkili biçimde kullanan Vietkonglar, savaş içinde kendi deneyimleriyle de katkılar sağlamışlardır.

Ho Chi Minh, 1946 Aralık'ında Vietnamlılara şöyle seslenmektedir: “erkekler ve kadınlar, yaşlı ve genç, dini inançlara, politik bağlara ve milliyetlere bakılmaksızın tüm Vietnamlılar, anayurdu korumak için Fransız sömürgecilerine karşı savaşmaya kalkmalıdır! Tüfeği olanlar tüfeği ile, kılıcı olanlar kılıçları ile, kılıçları olmayanlar bel, çapa, sapanları ile dövüşeceklerdir.” 1946'da Ho Chi Minh'in bu çağrısını yanıtlayan Vietnamlılar, daha sonra sömürgecinin değişen adına karşın kendilerine düşen rolün aynı olduğunun bilincindedirler.

Güney Vietnam Devrimi, kır, kent ve dağ olmak üzere üç stratejik bölgede politik-askeri mücadelenin örgütlendiği, birbirini bütünlediği bir hattan gelişmiştir. NLF güçleri bakımından temel sorun, silah sorunudur. Savaşçıların ve halkın kendi deneyimlerine dayanarak ürettikleri “ilkel” silahlar dışında, sınırlı sayıda silah mevcuttur. Kuzey Vietnam'dan akışın sağlanabileceği olanakların zayıflığı da bu durumu ağırlaştırmaktadır. Ormanlık alanlardaki kurtarılmış bölgelerde ve köylerde üretilen silahlar dikenli mızraklar, ayak kapanları, su borularından yapılma tek atımlık tüfekler, mum ya da demirden yapılan kurşunlar, yaylar, zehre veya insan dışkısına batırılmış oklar, el bombaları, mayınlar, havan topları ve farklı tipte bombalardır.

Savaşta düşmana ait silahları ele geçirmek temel hedeflerdendir. Bunun için saldırı eylemlerine, düşmandan alınan silahları kullanmak üzere silahsız gerillalar da katılabilmektedir. Diğer bir sorun da, yeni tipte silahların kullanımında yaşanan hakimiyet ve teknik bilgi zayıflığıdır. Bu sorunun çözümü için, özel olarak görevlendirilen bazı gerilla güçlerine Saygon ordusuna katılma ve edinebildiği kadar teknik bilgiyi edinme görevi verilmiştir. Geri dönen savaşçılar, diğer güçleri, öğrendikleri silahlar üzerine eğitmişlerdir. Hiçbir yoksunluğu aşılmaz bir engele dönüştürmeyen, her koşulda başarıya kilitlenen Vietkongların en güçlü özelliği, çözüme odaklı düşünmeleridir. Bazuka silahıyla nasıl nişan alacaklarını bilmeyen gerillalar, namlusuna paralel biçimde bir başka silahı bağlayıp, ondan nişan alarak bazukayı ateşlerler. Çok sonraları, silahın kendi üzerinde bulunan nişangah sistemini keşfederler. Yine, havan silahının kullanımında düşmanın mesafesini ölçüm tekniğinden yoksundurlar. Çözüm olarak, ellerinde makara ipliği taşıyan öncüler gönderirler. Hedefe mümkün olduğunca düz bir hattan iyice yaklaşan öncülerin getirdikleri makara ipinin uzunluğunun ölçümüyle mesafe tespit edilebilmektedir. Gerillaların zamanla bazuka ve havan kullanımında sağladığı uzmanlık ise düşmanda şaşkınlık yaratacak düzeydedir.

NLF'nin savaş parolası “düşmanı kemerinden yakala”dır. Büyük ölçekte ilk saldırısı, 1960 Ocak'ında Tay Minh şehrindeki Tua Hai adındaki düşman üssüne 350 kişilik taburla yaptığı saldırıdır. Yapılan saldırıyla, tabur güçlerini donatacak, dönemin merkezi ve yerel bölgelerine gönderilecek kadar cephane ve silah ele geçirilmiştir. NLF bünyesinde, görev ve işlemlerine göre üç tip silahlı kuvvet örgütlendirilmiştir:

1) Yerel Özsavunma Kuvvetleri

Bu kuvvetler, kendi köylerini savunmak, civarda bulunan karakollardaki düşman kuvvetlerini hareketsiz kılmak, bu karakolları sürekli kuşatma altında tutmak ve düşman saflarında -Vietnamlı Saygon askerleri- propaganda çalışmalarını sürdürmekle görevlidirler. 1965'te, Saygon kuvvetlerinin kuşatılmış karakollardan çekilmesiyle, bu güçlerin görevleri kısmi olarak hafiflemiştir. Bu nedenle günün yarısını rutin savunma görevlerine ayırırken, yarısını da üretim sürecine katılmaya ayırmışlardır. 1965 sonrasındaysa, köylerde sınırlı da olsa otomatik silahlar, bol miktarda el bombaları ve mayınlar mevcuttur. Köylerin çoğunda mayın üretimi için imalathaneler kurulmuştur. Ayrıca, saldırgan arıları davetsiz düşman askerlerinin üzerine salmak üzere üreten takımlar için, pasif patlayıcılar ve bubi tuzakları hazırlamak da yine bu güçlerin görevleri arasındadır.

2) Bölgesel Birlikler

Özsavunma güçlerine kıyasla daha iyi silahlandırılmışlardır. Belirli bir coğrafi alanda, genellikle bir ya da birkaç bölgeden oluşan sahada görevlidirler.

3) Düzenli Kurtuluş Ordusu

Düşmanın hareketli birlikleri ile mücadele edip saldırılar düzenleyen ve belli başlı düşman merkezlerine baskınlar yapan güçlerdir. Askeri açıdan donanımlı kuvvetlerdir.

ABD Tekniğinin Yaratıcılık Ve Cürete Yenilişi

Askeri ve teknik açıdan dönemin “süper gücü” ABD, Vietkongların savaş taktiği ve küçümsediği “ilkelliği” karşısında, kabulde zorlandığı yenilgiler almıştır. Savaş süresince devreye soktuğu her taktikte yenilgiyi yeniden yeniden yaşamıştır. İlk dönemler, başarısızlığını işbirlikçi kukla Diem'in Saygon ordusuna fatura etse de, zamanla yaşadığı sonuçsuzluk onu gerçekle yüzleşmeye zorlamıştır. Yoğun hava bombardımanlarını, karadan “ara-bul-yoket” taktiğiyle tamamlamayı denemiştir. Bu taktik, bir süre sonra yerini “Hepsini öldür, hepsini yak, hepsini yok et”e bırakmıştır. “Hepsi”, tüm Vietnamlılar demektir.

ABD, zafer anahtarı olarak, “stratejik küçük köyler” projesini görmüştür. Yarı-açık hapishaneler olan bu köyler, topraklarından, evlerinden zorla koparılan Vietnamlı köylülerle doldurulmuştur. 70 askeri mevziden oluşan bir halkayla kuşatılan köylerin etrafına beş sıra dikenli tel çekilmiştir. Tellerin dışı mayınlarla doldurulurken, açılan hendekler ve dikilen kazıklar bir başka “koruma” duvarıdır. Ayrıca köpekli bekçiler, zırhlı araçlar güvenlik sisteminin parçasıdır. Temel amaç, Vietnam halkının, en başta da köylülerin gerilla kuvvetleriyle bağını kesmek ve gerillayı lojistik olanaklarından yoksun bırakarak zayıf düşürmektir. 1963'ün ortalarına gelindiğinde, Güney nüfusunun neredeyse yarısı bu köylere kapatılmış durumdadır. Yalnızca 19 Haziran 1962'de, Vietnamlılara ait 1400 köy Diem askerlerince yok edilmiştir. Gerilla sahalarına yakın köylere, yalnızca 1962'de, 50 bini aşkın hava saldırısı yapılmış, 30 bin köylü katledilmiştir. İşbirlikçi kukla Diem iktidarınca, 350 bin Vietnamlı suçlu ilan edilip tutuklanmıştır.

ABD'nin çok güvendiği “stratejik köyler”, bir dönem Vietnam halkı açısından işkenceye dönüşse de, zamanla örgütlenme merkezleri ve en önemlisi de kentlere yönelik eylemlerin lojistik depoları haline gelmiştir. Bazı “stratejik köyleri” eylemlerinin hedefine koyan NLF güçleri, bazılarını da stratejik planları ekseninde değerlendirmişlerdir. ABD'nin kurguladığı güvenlik duvarlarını aşacak teknikler geliştirilmiştir. Bunların en önemlilerinden biri “köprü-merdiven” sistemidir. Hendek ve duvarların aşılmasında kullanılan köprü-merdivenin, köprü kısmının uzunluğu ile merdivenin yüksekliği tam olarak hendeğin genişliği ve duvarın yüksekliğine eşit yapılmaktadır. Köprü-merdiven, iki kişinin kaldırabileceği hafiflikte ve basamakları bir kişiyi taşıyabilecek sağlamlıkta tasarlanmıştır. Ayrıca eylem sonrasında, olası yaralıların taşınmasında iyi bir sedyedir.

NLF güçleri, doğadaki doğal sesleri iletişimin etkili birer aracına dönüştürmüşlerdir. Yine, ıslıklara göre oluşturulmuş şifreler de iletişimin temel yöntemlerindendir. Böylelikle, gerilla sahasına giren ya da gerillalarca kuşatılan düşmanın duyabildiği tek şey, ateşli silahların sesine değin “doğal” seslerdir. Düşmanı en fazla ürküten noktalardan biri de, seslerin içindeki bu “sessizlik”tir. Köylerden başlayan yoğun genç katılımı sonrasında, geride kalan aileler yoğun baskı ve işkenceye maruz kalmıştır. Bu durumu hafifletmek üzere, NLF gerillalarınca köylere sahte baskınlar düzenlenir ve geri çekilme sırasında yeni savaşçılar gerilla sahalarına götürülür.

NLF verilerince, yalnızca 1967'nin ikinci yarısında, 1800 ABD uçak ve helikopteri düşürülmüş veya tahrip edilmiştir. ABD ise aynı yıl için kayıp uçak sayısını 222, helikopter sayısınıysa 465 olarak açıklamıştır.

ABD, Çin-Hindi üzerine 7 milyon ton bomba atmıştır. Bunların içerisinde kimyasal ve nükleer türde bombalar vardır. Yine bitkileri, ormanlık alanları tahrip eden, çıplaklaştıran, insan üzerinde kalıcı izler, yanıklar bırakan zehirli kimyasal gazlar yoğun biçimde kullanılmıştır. Misket bombaları en yaygın kullanılan bombalardandır. ABD uçak ve helikopterleri için tüm Vietnam bombalanmaya açık hedeftir. ABD'nin Çin-Hindi'de toplam 3719 uçak ve 4869 helikopteri Vietkonglar tarafından düşürülerek etkisiz kılınmıştır.

Özsavunma birlikleri, NLF silahlı kuvvetler sisteminin tabanını oluşturmuştur. 1965, 1966 ve 1967'de ABD saldırılarını göğüslemenin esas yükünü özsavunma güçleri omuzlamıştır. Bu dönem, oldukça başarılı pratikler örgütlemişlerdir. Düzenledikleri taciz saldırıları ve pusularla, ABD askerlerini önceden tuzaklanan yolları ve geçitleri kullanmaya zorlamışlardır. Yine, tankların kullanacağı yollara ABD'ye ait patlamamış mayın ve bombaları döşeyerek, ABD tanklarını imha etmişlerdir. Bu eylemlerin bir yanı da, Kurtuluş Ordusu'nun 1967-68 eylemleri için hazırlıklarını örgütlediği ana üs bölgelerine düşman saldırılarını önlemektir. Böylece, savaşın yoğun olduğu koşullarda düzenli gerilla birliklerinin en zor bulabileceği şeyi, yani hazırlık için zamanı, özsavunma güçleri kazandırmıştır. Özsavunma güçleri, Kurtuluş Ordusu için kadro yatağı olduğu gibi, Kurtuluş Ordusu kadrolarından bir bölümü de ihtiyaçlara bağlı biçimde özsavunma kuvvetlerine yollanabilmektedir.

Kendilerinin sert ve esnek olan bambuya benzetilmesinden hoşnut olan Vietnam halkının, en iyi silah ve tuzaklarını da bambudan yaptıkları bilinmektedir. ABD askerleri, özsavunma güçlerinin hazırladıkları tuzakları çoğunlukla düştükleri sırada fark edebilmişlerdir. Bu dahi, başlı başına Vietnam halkının, askeri açıdan olasılık hesapları yapma, düşmanı yanıltma ve kamuflajda ne denli başarılı olduğunu gösteren örneklerdendir.

Vietnam takviminin yılbaşı günü olarak kabul edilen Tet adını taşıyan taarruz, tarihsel bir çıkıştır. 30-31 Ocak 1968'de, 100 bin kişilik Vietkong ordusu, aynı anda 80'e yakın yerleşim merkezine saldırıya geçmiştir. Tet taarruzu, gerek sonuçları açısından, gerekse eş zamanlı olarak gelişmesiyle kazanılan askeri gücün düzeyi ve birbirini tamamlayan özellikleri bakımından oldukça önemlidir.

Devrimi Yapıp Kadın Devrimiyle Buluşamayan Kadınlar

Vietnam'da ilk sömürge karşıtı savaşlarda, Çin hükümranlığına karşı girişilen ayaklanmalarda öncülük rolü oynayan kadınlar, zamanla bu konumlarının gerisine düşmüşlerdir. Ancak devam eden süreçte gerek düzenli gerilla kuvvetleri gerekse özsavunma güçleri içerisinde yerlerini almışlardır. Buna karşın, yazılı belgelerde sınırlı sayıda kadının adına savaşta oynadığı roller açısından değinildiğine seyrek rastlanmaktadır. Daha çok, kadının yardımcı görevlerinden, geleneksel rollerle bağlantılı aldığı sorumluluklardan ya da işgalcilerin kadınların bedenlerine, cinselliğine dönük saldırılarından söz edilmektedir.

Kadınların bulunduğu en bilinen örgüt, çoğunlukla genç kadınlardan oluşan propaganda ekipleridir. Bu ekipler, geceleri kuşatma altında bulunan ve işbirlikçi kukla iktidarın denetiminde ABD'ye hizmet eden Vietnamlı askerlere propaganda yapmakla görevlidirler. NLF kontrolünde olan bölgelerdeki yaşamı anlatmayı ve Vietnamlı askerleri tarafsızlaştırmayı, saf değiştirmelerini sağlamayı hedeflemektedirler. Oldukça başarılı sonuçlar sağladıkları ise, 1966 yılında ABD verilerine göre 132 bin, NLF verilerine göreyse 160 bin Saygon askerinin saflarını terk etmesinden anlaşılmaktadır. Özsavunma içinde de kadınlar oldukça etkindir. Köylerde genç erkekler tüfek ve yay kullanıp, yaşlılar bambu kazıkları ve tuzaklar hazırlarken, kadınlar çukur kazarak bu çukurlara kazıklar dikmektedirler. Kadınlar yiyecek üretiminden de sorumludurlar. Düşman askerleri geldiğinde zehirli ok stokunu tazelemek kadınların işidir. Kadınlar ok kullanan eşlerinin yanında konumlanmaktadırlar. Eşleri yaralandığında ya da şehit düştüğünde, yayı ve oku kadınlar kullanmaktadırlar.

Evli olan ve eşleri Kuzey Vietnam'da savaşan kadınlara uygulanan saldırı ve baskılarsa, kadının onurunun ve kadın bedeni üzerinden toplumun onurunun kırılmasına dönüktür. Tutuklanan kadınlara, yapılan işkenceler sonucu, boşandıklarına ilişkin bir belge imzalatılmaktadır. Kadınlara, imzalatılan belgenin kanıtı olarak, belirlenen sürede bir başkasıyla evlenmeleri şartı konulmaktadır. Evlenmeyen kadınlaraysa tüm toplumun gözü önünde tecavüz edilmektedir.

Kadınlar devrimin özneleri konumundayken, devrimi kendi devrimleriyle buluşturamamışlardır. Kadının konumu, mücadelenin ihtiyaç ve zorunlulukları sonucunda belirli düzeyde farklılıklar gösterse de, erkek egemen anlayışla ve geleneksel rollerle yüzleşme ve hesaplaşmada olumlu bir düzeyden söz etmek mümkün değildir.

Kabile Halklara Ve Dini Sorunlara Yaklaşım

Kabile halklar ve dini gruplarla ilişkiler, devrimin önemli sorunlarındandır. ABD'nin klasik “böl ve yönet” politikasına karşı, NLF “birleş ve diren” programını esas almıştır. Bu program, Güney Vietnam tarihinde ilk defa, ırk ve din farklılıklarından kaynaklı sorunların çözümünü getirmiştir.

Ho Chi Minh, 1946-47 tarihlerinde bu sorunların çözümünü gündemleştirmiştir. Farklı kabilelerin bulunduğu dağlık bölgelerin kazanılması sorunu devrim açısından stratejik önemdedir. Bu bölgelerde kurulacak üsler yoluyla Güney Vietnam, Kamboçya, Laos ve Kuzey Vietnam'ın güneyine hakim olmak mümkündür. Bunun için, ilk etapta kabilelerin kazanılarak, devrim saflarına katılımlarının sağlanması gereklidir. Ho Chi Minh, gönüllüler arasından seçtiği kadroları, kabile halklarını tanıma, sorunlarını çözümleme ve kazanma görevleriyle bu bölgelere gönderir. İlk anda farklı dilleri öğrenmesi gereken kadroların bir kısmı, yıllarca bu bölgelerde kalarak çalışmalar yürütmüştür.

NLF, kabile halklar için Kuzey Vietnam'da uygulanan, halkların kendi işlerini tamamen bağımsızca gördükleri iki özerk bölgeyi kapsayan programın bir benzerini oluşturmuştur. Kabileler arası yoldaşlık toplantıları düzenlenmiş, nesiller boyu süren kan davaları çözülmüştür. Kabile halklar ve dini oluşumlar, NLF dışında da, farklı tipte örgütlenmelere ve sömürgecilere karşı isyanlara girişmişlerdir. 20 Eylül 1964'de Ben Me Thuot'da dağlı isyanı başlamıştır. ABD tarafından Saygon birlikleri bünyesinde devrim güçlerine karşı savaştırılmak üzere askeri eğitime tabi tutulan 4 bin kişiden 2 bini ayaklanıp askeri üssü ele geçirmiştir. Üs komutanı dahil 6 ABD askerini rehin alan isyancılar, özerklik istediklerini ilan etmişlerdir. Bu istem, kısmen NLF'nin özerk bölge programıyla uyumludur. Bu ayaklanma, kabile halklar açısından en kitlesel ayaklanma olmasına karşın, başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ayaklanmacıların 400'ü daha sonra NLF güçlerine katılmıştır.

1966 yılındaysa, Hue-Da Wang’da Budist ayaklanması olmuştur. Saygon’da Mücadele Hareketi Komitesi, Da Wang’da ise Budist Devrimci Mücadele Komitesi kurulmuştur. Bu ayaklanma tamamen NLF’nin dışında gelişmiştir. NLF’nin ortak mücadele çağrısıysa, Budist dini önderlerce reddedilmiştir. Bazı Budist rahipler tankların önüne oturarak protestolar yapmış, bazılarıysa bedenlerini ateşe vererek isyana katılmışlardır. Ancak bu ayaklanma da Saygon birliklerince bastırılmıştır. Başarısız isyan ve ayaklanmalar sonrası, kabile halkların reisleri ve Budist liderler NLF ile daha güçlü ilişkiler kurmuşlardır. 1968 Tet ayaklanmasına kabile halklar güçlü katılımlar göstermişlerdir. Tüm yüksek platolar isyan ederek ve zorla götürüldükleri kampları imha ederek, yüz binler halinde ormanlara ve dağlara dönmüşlerdir. Silahlı birlikler ise Pleiku, Ben Me Thout, Kontum ve Dalat’a girerek, en iyi korunan düşman mevzilerine saldırmışlardır.

Zafere Doğru

30-31 Ocak 1968 Tet taarruzu sonrasında, ABD Mart başında 200 bin askerini daha Vietnam’a yollamıştır. Ancak ABD, tüm dünyada Vietnam’da uyguladığı vahşetle teşhir olduğu gibi, iç kamuoyunda da savaşın kazanılacağına dair inanç yitimi yaşanmıştır. Vietnam Savaşı tarihte televizyonlardan naklen yayınlanan ilk savaştır. ABD ve dünya halkları, televizyon ekranlarında belirli bir aşamadan sonra, ABD egemenlerinin sansürleyemediği katliamları naklen izlemişlerdir. ABD ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde, Vietnam halkıyla dayanışma amaçlı, ABD karşıtı gösteriler başlamıştır. ABD birliklerince My Lai köyünde çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 450 kişinin katliamdan geçirildiği ve kadınlara tecavüz edildiği görüntülerin televizyonlara yansımasıysa bardağı taşıran damla gibidir.

ABD açısından Vietnam’daki direniş ve NLF güçleri karşısındaki başarısızlık tablosu, kendi askerlerini dahi savaşamaz duruma düşürmüştür. Pek çok ABD askeri savaşmayı reddetmiştir. ABD, 31 Ekim 1968’de, Demokratik Vietnam Cumhuriyeti’ne yapılan hava saldırılarını durduracağını açıklamak zorunda kalmıştır. Bu dönemde, Paris’te barış görüşmeleri başlamıştır. 1969’un başında NLF’nin kontrolü altında bulunan tüm bölgelerde seçim yapılmış ve 11 Haziran’da Güney Vietnam Geçici Devrim Hükümeti’ni temsilen Ulusal Kurtuluş Cephesi delegasyonu Paris görüşmelerine katılmak üzere görevlendirilmiştir. Kasım 1968 ABD başkanlık seçimlerini kazanan Nixon, savaşın “Vietnamlılaştırılması” için, 14 Mayıs 1969’da, “Yabancı kuvvetlerin karşılıklı olarak çekilmesi, ateşkes yapılması ve Güney Vietnam’ın kendi kaderini tayin hakkının tanınması” önerisini getirmiştir. ABD kuvvetlerinin 1970’te çekilişinin tamamlanması kararlaştırıldığı halde, kara ve deniz kuvvetlerinin çekilişi 1971 sonuna kadar sürmüştür. Nixon, Güney Vietnam’ın işbirlikçi Saygon ordusunu güçlendirme politikasını sürdürmüştür. 1973 yılına kadar 700 uçak, 500 top, 400 tank, zırhlı araçlar, çok sayıda gemi vermiş, savaş malzemesi stoklarını 2 milyon tonun üzerine çıkarmıştır.

6 Nisan 1972’de Kuzey Vietnam’a dönük yeni bir hava saldırısı dalgası başlatılmıştır. Saldırılar halkın en yoğun olduğu bölgelere yapılmıştır. Aralık ayına kadar sürdürülen saldırılarda 400 bin ton bomba kullanılmıştır. İngiltere dışındaki tüm Avrupa ülkeleri bombardımana son verilmesini istemiş, ABD Kongresi'ne sunulan “bombardımanın sonlandırılması önerisi” de ezici çoğunlukla kabul edilmiştir.

ABD, yaptığı hava saldırılarını, “Saygon'u koruma saldırıları” olarak nitelendirmiştir. Bombardımanın sürdüğü koşullarda, Kuzey Vietnam protesto amacıyla Paris görüşmelerinden çekildiğini açıklamıştır.

NLF, köylerde devrimci iktidarın kurulmasına hız kazandırmış, Orta Yaylalar ve Mekong Deltası'nda özsavunma eylemleri onbinlere yayılan ayaklanmalar dalgasına dönüştürülmüştür.

27 Ocak 1973'de, Hanoi (Kuzey Vietnam), işbirlikçi Saygon hükümeti, NLF (Geçici Devrim Hükümeti) ve ABD arasında imzalanan Paris Anlaşması'yla, ABD resmen savaşın dışında kalmıştır.

1975 Mart'ındaysa Kuzey Vietnam, Güney'in ABD işbirlikçisi Saygon iktidarını devirmek üzere harekete geçmiştir. Saygon iktidarı 30 Nisan 1975'de şartsız teslim olmuş ve başkanı Nguyen Van Thieu kaçarak Tayland'a sığınmıştır. Böylece, Kuzey ve Güney Vietnam nihayet birleşmiştir. Saygon'un adıysa Ho Chi Minh olarak değiştirilmiştir. 2 Eylül 1969'da yaşamını yitiren Ho Chi Minh devrimin Güney'de de zaferle taçlandığını yazık ki görememiştir.

ABD'nin Haksız Gücü Ve Vietkongun Haklı Gücü

Vietnam devrimi süresince ABD, Vietnam'a 1 milyon 200 bin kişilik bir askeri güç sevk etmiştir. 500 binden fazla ABD birliğinin yanı sıra, Güney Kore, Tayland, Filipinler, Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen askerler de savaşın parçasıdır.

Savaş süresince ABD'de dört defa başkanlık değişimi yaşanmıştır. En gelişkin savaş aygıtlarını, en kirli ve barbar savaş yöntemlerini, katliamları devreye sokan işgalci ABD, Vietnam'da saplandığı bataklıktan ağır kayıplar ve tahribatlarla çıkmıştır. Kendi halkı ve dünya halkları nezdinde “süper güç” imajını yıllarca toparlayamadığı gibi, 1975'den sonra “Vietnam Sendromu” denen gerçekle yüzleşmek zorunda kalmıştır.

1965'de 101. Paraşüt Birliği'nde piyade olan Michael Coldfelter adındaki ABD'li askerin anlatımları oldukça çarpıcıdır:

“Ülkeye üniformalı komünist sürülerle savaşmaya geldik. Fakat köylü kıyafetli, esrarengiz gülüşlü bu garip küçük inanlarla karşılaştık. Bu bakımsız, sıska köylülerin bizim iri yarı, ağır silahlı piyade taburlarımız için bir tehlike oluşturacaklarına inanmak zordu. Düşmanın varlığını kanıtlayan patlayıcılarla karşılaşıncaya, cesaretlerinin, kurnazlıklarının hedefi haline gelinceye kadar, burası bizim için gülünç bir ülke ve içinde bulunduğumuz savaş da gülünç bir savaştı.”

Coldfelter'in kendilerinde oluşan psikolojiye dair yaptığı tanımlama, özünde Vietnam halkının devrimle kurduğu ilişkinin de tanımıdır. Coldfelter şöyle tarifler: “önceden düşmanı hiçbir yerde görmezken, şimdi onu her yerde görüyorduk. Artık durum gayet açıktı. Vietnamlılar Vietkong'du, Vietkong Vietnamlıydı.”

Güney Vietnam halkı, ABD'nin modern hava güçlerine “karadan havaya”, katliamcı, kelle-kulak avcısı, tecavüzcü kara güçleri ile işbirlikçilerine ise karadan muazzam bir halk savaşıyla yanıt vermiştir. Kuzey Vietnam halkıysa, hava sahasını işgal edip yıllarca kendisini bombalayan işgalci ABD'yi karadan havaya bozguna uğratmıştır. Vietnam halkları, iki farklı cephede, ortak düşmana karşı sınırsız bir inanç ve iradeyle savaşmışlar ve mücadelelerini devrimin zaferiyle taçlandırmışlardır. Vietnam devrimi, örgütlenen ve devrime yürüyen bir halkın önünde hiçbir “süper gücün” duramayacağının, dünya ezilen halkları için tarihi kanıtıdır.

Kaynakça

1) B. Russel - B. Stetler, Vietnam'da Savaş ve Zulüm

2) Wilfred G. Burchatt, Vietnam Kazanacak

3) Vo Nguyen Giap, Vietnam Ulusal Kurtuluş Savaşı

4) Jonathan Neale, Amerikan Savaşı ve Vietnam

5) Oral Sander, Siyasi Tarih (1918-1994)

Bu makaleyi paylaşın

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn