“Kurucu Grupta Yer Almak Benim Açımdan Büyük Bir Onurdu”

MLKP üyesi ve FESK Kürdistan Kır Birliği savaşçısı Veli Görgün, Parti adıyla Devrim Şoreş'in, MLKP Kürdistan Örgütü için yazdığı raporun, partisi tarafından yayınlanan bölümünü okurlarımıza sunuyoruz.

Merhaba Yoldaşlar!

Askeri üslenme alanımızdan (x tarihinde ayrıldık. X tarihi...yoldaşların) şehit düştükleri gündü ve biz bugün bu yoldaşlar şahsında tüm şehitlerimize devrimi armağan etmek için kır gerilla hareketi başlatmak amacıyla yola koyuluyorduk. (x zaman) süren bir yolculuk olacaktı ve (...hattından yürüyerek) Dersim'e gidecektik. Yolculuk için her şey hazırlandı ve yola çıktık. Heyecanımız büyüktü, coşkumuz sonsuz, içimiz kıpır kıpırdı.

Kurucu grupta yer almak benim açımdan büyük bir onurdu. Bu mutluluğumu bir kez daha dile getirmek istiyorum. Kürdistan'ı boydan boya yürüyerek geçiyoruz, yüksek dağları tırmanıyor ve iniyor, tepeleri aşıyor, vadilerden geçiyor, nehirlere vurup karşıya geçiyor, düz ovalarda yürüyor, (…), yine dağları, tepeleri ve ırmakları aşıyor, (...) kimselere sezdirmeden su gibi Dersim'e akıyoruz.

Uzun bir yolculuktan sonra Dersim'e ulaştık. Yolculuğumuz (...) gün sürdü. Kır gerilla hareketini başlatacağımız alanımıza geldik. Bu, partimiz açısından önemli bir karar. Rojava Devrimi sonrasında, burada sıkacağımız ilk kurşunun önemli bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Devrime yürüyen bir partinin kaybedecek zamanı yok. Hangi araç devrim için önemliyse onu değerlendirmek gerekiyor ve partimiz de bugün bunu hayata geçiriyor. (…) partimiz güç biriktiriyor, güçlerini eğitiyor, askerileştiriyor ve zorlu süreçlere hazırlıyor. Aldığımız bu eğitim ve hazırlıkla, kalıcı başarı ve zaferler için, gerilla hareketini başlatmış bulunuyoruz. Bu konuda henüz eksikliklerimiz var, tecrübe kazanmamız gerekiyor. Bu açıdan buradaki devrimci güçlerin deneyleri öğretici olacaktır. Hiçbir şeyi es geçmeden, kulak ardı etmeden, olumlu ve olumsuz deneyleri iyi gözlemlemeliyiz ki, kendi özgün duruşumuzu ve tarzımızı pratik hayatta sergileyebilelim.

Her örgütün burada oluşturduğu bir tarz var. Hem gerilla konumlanışı, hem de kitlelerle ilişkileniş bakımından oturmuş ve kendisini gösteren bir tarz. Biz de kendi tarzımızı yaratmak istiyoruz. Gizemli bir gerillacılık, gizli üslenme, hızlı hareket tarzı, güvenlikli bir konumlanış, kitlelerle devrimci temelde ilişkilenen, saygın ve ilgiyle takip edilen bir tarz oluşturmalıyız. Bunu zaten yıllardır sürdürdüğümüz mücadelemizle kanıtladık, fazla söze hiç gerek yok.

Dersim'e gelişimiz, buradaki varlığımız bir eylemle duyurulmalıydı. Partinin isteği de bu yöndeydi. Bu ilk eylemin büyük bir ses getirmesini istiyorduk, çünkü tarihi anlamda önemli bir karardı ve tarihe de öyle geçmeliydi. (…)

(...) bu ve buna benzer durumlar güvenlik zaafı oluşturuyor. Bunları gördükçe hareket tarzımızın nasıl olması gerektiği üzerine yoğunlaşıyoruz.

HPG'den yoldaşların katkısıyla alanı tanıyor, hakim olmaya çalışıyoruz. Gerillanın hareket tarzını, yürüyüş güzergahlarını, düşmanın pusu ve operasyon yerlerini öğrendik. (...) deneyimlerinden öğreniyoruz. Bütün bunları öğrenirken, kendi altyapımızı nasıl kuracağımızı ve sistemlerimizi neyin üzerine inşa edeceğimizi de aklımızın bir köşesine yazıyoruz. Sağlam bir çalışma olsun ve devamı gelsin diye, emekle, binbir çabayla ve büyük bir iradeyle hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Bir yol kapatma eylemi olmuştu HPG'yle ortak olarak. Bu eylem bizim açımızdan çok önemliydi. Her gün durdurduğumuz araçlardaki insanlara partimizin propagandasını yapıyor, gerilla mücadelesini başlatmamızın nedenlerini kavratmaya çalışıyorduk. Yüzlerce insanla konuştuk, sohbet ettik. Minibüslerde kimlik kontrolü yaparken, bir anda çevremde bir birikme oluyordu. Dersimli olmam ve partimin varlığı onların ilgisini çekip olumlu tepkiler vermelerini sağladı. “İyi ki geldiniz, hep birlik olun, sizi tanıyoruz, bildiğim kadarıyla sizin kırda gerillanız yok” söylemleri, önce “heval” diyenler ama benim farklı bir partiden olduğumu öğrendiklerinde “yoldaş” diyenler, yanında yeni biri gelmişse -beni kastederek- “Bu yoldaştır, bizdendir” diye sahiplenenler... (...) köylülerimi gördüm, çocukluk arkadaşlarımı, okul arkadaşlarımı, uzak köylerden ailemin tanıdıklarını. Parti öncesi dönemde şehit düşen yoldaşlarımızın aileleri ve birçok kişiyle tanıştık. İlçenin yarısı sanki tanıdıktı. (...)

(…) Partinin yeni dönem politikası üzerine tartışmalar gerçekleştirildi ve amacımız konusunda yoldaşlar aydınlatıldı. Kışa yaklaştığımız bu dönemde gerekli hazırlıklar (...) yapıldı. (...)

Kampa girdikten sonra eğitim programı oluşturuldu, iki ay boyunca bu eğitimlerimizi gördük. İdeolojik, politik, askeri dersler bizim açımızdan bir hazırlık dönemi oldu. Eğitimler hem teorik hem de pratik açıdan bir yoğunlaşmaya vesile oldu. Politik-askeri bakış açısı, düşman algısı, gerilla yaşam tarzı ve ilkeleri, savaş koşullarında yoldaşlık ilişkilerinin değeri, eleştiri ve özeleştiri süzgecinden geçerek kendimizi bu alana göre örgütlemeyi esas aldık. (…) Bazen kendi içimizde de tartışmalar oldu, bu sorunlar da eleştiri ve özeleştiri silahıyla çözülüp yoldaşlık ortamı sağlandı.

Kış kampı sona erdi ve bizler bahara güçlü bir çıkış için yaptığımız toplantıda hedeflerimizi dile getirdik. Umutla bahar sürecini bekliyoruz, moral ve coşkuyla atılım için gün sayıyoruz. Bir kez daha yineliyoruz: Gün katillerden hesap sorma günüdür, gün devrime yürüme günüdür. Şehitlerimize, başta Pirsus, Rojava şehitlerine, Yeliz ve Şirin yoldaşlara layık olma ve onlara devrimi armağan etme günüdür.

Yaşasın Devrim Ve Sosyalizm!

Devrimci selam ve başarılar...

15 Mart 2016

Devrim Şoreş

Bu makaleyi paylaşın

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn