7 Haziran Zaferinde HDP Ve ESP

Devlet başkanlığına yürümeye soyunan Erdoğan’ın yenilgisini ve burjuva değişim bayrağını elinden düşüren AKP hükümetinin sonunu ilan eden 7 Haziran genel seçimlerinde, HDP, tüm ezilenler için sömürgeci faşizme karşı politik özgürlüğün kazanılması yolunda tarihsel bir adım attı. Devlet krizini alabildiğine derinleştiren, Türkiye ve Kürdistan’daki burjuva politik denklemi kökünden sarsan bu seçim zaferinde, devrimci aklı ve iradesiyle ESP özgün bir rol oynadı.

Aldığı yenilginin ardından Saray’ın Suruç katliamıyla uygulamaya başladığı savaş senaryosunda ilk hedefin komünistler olması tesadüf değildi. Zira ESP, Türkiye ve Kürdistan birleşik devrim stratejisinin öncü çizgisinde konumlandığı gibi, HDP seçim cephesinde etkili olan politik aktörlerin de başında geliyordu.

7 Haziran seçim muharebesinin deneyimlerine şimdi bir kez daha göz atmak, komünistlerin, güncel düzlemde 1 Kasım’da yeniden genel seçimlere doğru giderken politik-örgütsel çalışmalara yön vermesi, genel düzlemdeyse bu büyük çaplı politik kampanyadan edinilenlerle politik mücadele tarzını ve anlayışını zenginleştirmesi bakımından önem taşıyor.

Amaç Açıklığı, Hazırlık Ve Planlama

HDK’de cisimleşen birleşik demokratik cephenin daha ilk oluşum anında ve ardından HDP’nin kuruluşunda hem düşünsel hem de pratik inisiyatif ve sorumluluk alan ESP, 7 Haziran’da kazanılacak bir zaferin politik anlamını da önceden görebildi. Dolayısıyla, amaç açıklığıyla mevzilendiği seçim muharebesinde, tüm güçlerinin azami seferberliğine girişti. Fakat ESP’nin özgün rolü, seçim cephesindeki güçlerinin matematiksel ağırlığından ziyade, kattığı devrimci nitelikte ve belirli anlardaki politik dengeleri belirleme kapasitesinde hayat buldu.

Devrimci mayasında birleştiricilik olan ESP, seçimlerde HDP’nin başarısı ile ESP’nin başarısı arasındaki diyalektik ilişkinin gereklerine odaklandı. Birleşik demokratik cephede politik hegemonya sorununa içe dönük ve grupçu bakış açısıyla yaklaşmadı; politik hegemonyanın, bir yandan isabetli politik öneriler getirme, iş üstlenme ve güç seferber etme yoluyla geliştirilebileceği, diğer yandansa dar grup çıkarları temelinde değil ezilenlerin ortak çıkarları temelinde inşa edilebileceği gerçeğini kılavuz aldı. Böylelikle ESP, 7 Haziran seçim taktiğini, HDP seçim cephesiyle özdeşleşme ekseninde kurdu.

HDP’nin seçimlere bağımsız adaylarla değil partiyle girmesini siyaseten gerekli gören ESP, birleşik demokratik cephenin bütün bileşenlerine aynı kararlılığı aşılama çabası gösterdi. Türkiye ve Kürdistan siyaseti seçim sathı mahaline girdiği andan itibaren, tüm yöneticilerini ve gövdesini HDP seçim cephesi düzenine göre örgütlemeye girişti. Seçim süreci boyunca bütün ESP güçlerinin HDP seçim komisyonlarında yer almasıyla ve HDP adayları etrafında kenetlenmesiyle, ESP’nin HDP olarak çalışması planlandı.

Aynı zamanda, HDP seçim çalışmalarını örgütlerken ESP’yi örgütleme perspektifi somutlaştırıldı. Mümkün olan en yüksek sayıda aday adayı göstermek, ESP’li adaylar etrafında örülecek siyasal çalışmalarla yeni örgütsel olanaklar yaratmak, seçim görevlendirmeleri aracılığıyla yeni bazı kentlere açılmak, sınırlı ilişkiler bulunan yerlerde örgütler kurmak, örgütlü olunan illerdeyse mücadele sahasını genişletmek hedeflendi. Buna göre merkezi kuvvet tasnifine de gidildi. Ayrıca ESP seçim taktiği, parlamentodan devrimci amaçlarla yararlanma imkânını azami ölçüde değerlendirmeyi de gözeterek, seçilebilir aday belirlemelerini kapsıyordu.

Bütün bu amaç, hedef ve planlamalar, seçim kampanyasına hazırlık evresi olarak, ESP MYK ve Parti Meclisinde, il ve ilçe meclislerinde, yerel yönetim organlarında ve aktivist toplantılarında tartışılarak şekillendi. Böylece, her örgütü ve yereliyle ESP gövdesinin, SKM’den sosyalist basına ve ESP’li hukukçulardan kamu emekçilerine değin tüm güçlerin politik amaç açıklığıyla ve planlı olarak seçim kampanyasına katılımlarının zemini oluşturuldu. ESP bünyesinde merkezi bir seçim komitesi kuruldu. Bu komite ESP’li aday adaylarının saptanması, kentlerdeki güçlerin ve çalışmaların örgütlenip koordine edilmesi ve HDP merkezi seçim kurullarıyla eşgüdümün sağlanmasıyla görevlendirildi.

Seçim Örgütlenmesi

Özetle iki aşamada değerlendirilebilecek olan HDP seçim kampanyasının ilk aşaması, Şubat’tan Nisan’a, yani aday belirlemelerinin sonuçlanmasına kadar olan dönemi içeriyordu. Bu aşama esasen merkezden yerellere seçim örgütlenme iskeletinin kurulduğu hazırlık süreciydi.

Merkezi seçim komisyonu ve merkezi seçim örgütleme komisyonundan başlayarak, HDP adına devasa bir seçim cephesi meydana geldi. Birleşik devrimimizin özü olan politik ve ulusal özgürlük için mücadele cephesi, tarihin 7 Haziran’a akan momentinde, bu demokratik seçim cephesinde yansımasını buldu. Merkezde, Türkiye ve Kürdistan’da beşer bölgede, illerde ve ilçelerde oluşan seçim yapılanması dahilinde, örgütleme, strateji, kadın, teknik, basın, mali, bilgi-işlem, müşahit, eğitim, hukuk, hareketli seçmen, genişleme komisyonları oluşturuldu. ESP kadrolarının ve yerellerdeki ESP’lilerin neredeyse tamamı, her düzeyde ve yaygınca bu seçim komisyonlarına girip görev aldılar. Sosyalist basından ESP’li hukukçulara ve SGDF’den KEB’li emekçilere kadar tüm sosyalist güçler, kendilerine özgü işlevleriyle ilgili birleşik seçim örgütlenmelerine yöneldiler.

ESP merkezi seçim komitesi ESP’li aday adaylarını saptarken hem liyakat ve partiyi temsiliyet yeteneğini hem de kadın-erkek eşitliğini esas aldı. Aday adayları toplamında hedeflenen niceliğe ulaşıldığı gibi, birkaç istisnayla ESP’li adayların politik niteliğinin de ortalamanın üzerinde olduğu açığa çıktı. Saptanan aday adaylarının ve gösterilen adayların sayısı ve yaygınlığı açısından komünistlerin seçim mücadeleleri tarihinde yeni bir tepe noktasına varıldı.

HDP eğilim yoklaması yoluyla adaylarını belirledi. Eğilim yoklamasının form doldurmaya dayalı yöntemi yer yer eleştirilerle de karşılanan bir biçimsellik taşıdığından, yeterince amaca uygun sonuçlar üretmedi. Adayların bazıları çalışmalarda hiç görünmedi, bazılarıysa oldukça sınırlı yer alabildi. Aday adaylarıyla mülakat yapmanın ve böylece dolaysız gözlemlerle enerjik ve nitelikli katılım sağlayabilecek adaylar saptamanın daha elverişli bir yöntem olduğu ortaya çıktı. Bununla beraber, nihai aday listesi Kürt özgürlük hareketinden emekçi sol partilere, kadın özgürlük mücadelesinden demokratik Alevi hareketine, gençlik örgütlenmesinden ekoloji mücadelesine, Müslüman demokratlardan LGBTİ’lere değin, ezilenlerin çeşitliliğini ortak bir tabloda resmetmeyi başardı. Bunun propaganda gücü oldu. Fakat, temsiliyette mecburi bütün dengeleri gözeten ve herkesi memnun eden bir liste hazırlamanın olağanüstü zorluğu kabul edilse dahi, adaylık politikasının oportünist unsurlar taşıdığı da görüldü. Örneğin, fermuar sistemi tam uygulanmadı ve seçilebilir yerlerden adaylıklardaki kadın-erkek eşitsizliği sonuçlarda kendini gösterdi. Ya da, HDP bileşeni partilerin gerçekçi bir temsiliyeti dengeci ve rekabetçi politik tutumlar atmosferinde yeterince sağlanamadı. Yine de ESP, ortak parlamenter alanda iç mücadele anlamına gelen böylesi süreçlerde daha atak davranmak gerektiği sonucunu çıkarırken, 7 Haziran zaferine bağlanmış taktik amacına uygun bir politik-örgütsel konumlanışı sonuna kadar sürdürme olgunluğu da sergiledi.

HDP seçim örgütlenmesi gerçek bir birleşik cephe nüvesi olarak filizlendi. HDK’de bulunan parti ve kurumların yanı sıra, seçim ittifakı yapılan parti ve kitle örgütleri ile çeşitli ezilen toplumsal hareketlerin temsilcilerini de içerdi. Ve genişleme komisyonlarının faaliyetleriyle yerellere doğru kapsama alanı daha da büyüdü. Bazı bileşen partilerin ortak seçim örgütlenmesine ve kitle çalışmasına temsili sınırlılıkla katılması eleştiri konusu olsa da, HDP seçim cephesi, farklı siyasi görüş ve eğilimlerden devrimci ve demokratik güçlerin etkileşim potası karakteri kazandı. Kararların alınmasından kitle çalışmalarının sürdürülmesine kadar her iş, alışılagelen bir seçim ittifakında yan yana duruş biçiminde değil, birleşik ve kaynaşmış seçim komisyonları ağı eliyle gerçekleştirildi. Öyle ki, seçim cephesinin bu birleşik karakteri, emekçilerin ve ezilenlerin gitgide genişleyen bir bölümünün HDP seçim programında ifadesini bulan özgürlükten yana saflaştırılmasının başarılmasında başlıca dayanak oldu.

Politika tarzını ilkelilik ile esnekliğin birliğinde anlamlandıran ESP, HDP seçim örgütlenmesinde de birleştirici niteliğini ortaya koydu. Ortak çalışma içinde beliren herhangi bir gerilim veya sürtünmeye takılmadı, politik uyum yakalamada ve kaynaşık bir enerji açığa çıkarmada öncü bir duruş sergiledi. Birleşik demokratik cephe kimliğinin, HDK’li ve HDP’li olma bilincinin bileşen örgütler ve bireylerce içselleştirilmesi için pratiğiyle örnek oldu. Komünistler, bire bir kendileri gibi düşünmeyen ama ortak bir paydada buluşan örgüt ve bireylerle işbirliği yapmanın, farklı politik çizgilerden insanlarla belirli bir ortak hedef doğrultusunda yürümenin, tartışma-eleştiri-etkileşim kulvarında beraberce çalışmanın başarılı örneklerini yarattılar ve deneyimlerini sindirdiler.

Kadın örgütlenmesi alanında gerek HDK gerekse HDP yapılarının yeterince pekişmemiş oluşu seçim kampanyasına girerken başlıca bir dezavantajdı. Buna karşın, gecikmeyle de olsa, seçim kadın komisyonları yaygınca oluşturulabildi ve bazı kadın adaylar etrafında etkili çalışmalar örgütlenebildi. Kadın komisyonları HDP seçim örgütlenmesinde çoğunlukla erkek egemen bariyerlerle de mücadele etmek zorunda kaldılar. İllerde ve ilçelerde prensipte eşit temsiliyetle oluşturulması gereken karma seçim komisyonlarının pratikte hep erkek ağırlıklı olması çarpıcı bir zaaf noktasıydı. SKM’li kadınlar, hem ortak kadın komisyonlarında hem de SKM’li adaylar etrafında geniş bir politik kitle çalışması yürütmenin deneyimini edindikleri gibi, birleşik demokratik cephenin kadın örgütlenmesinde KJA’nın yanı sıra bir politik etkinlik sahası açma ihtiyacını da gördüler.

Öğrenci gençliğin etkin katıldığı her yerelde seçim çalışmalarında ciddi bir dinamizm meydana çıktı. Fakat seçim kampanyasına genellikle geç giren gençlik örgütlenmeleri HDP seçim komisyonlarıyla koordine olmakta güçlük çekti. Bununla beraber, HDP’ye genç gönüllü akınında ifadesini bulan büyük demokratik gençlik potansiyeli, seçim çalışmalarının genç komünistler için nasıl elverişli bir örgütlenme zemini sunduğuna işaret etti. Aynı zamanda, organik ve bütünlüklü bir gençlik örgütlenmesinden halen yoksun olan HDK’nin ve HDP’nin gençlik alanının oluşturulmasında SGDF’nin yüklenebileceği sürükleyici misyon da berraklaştı. Nitekim özellikle İstanbul 2. bölgede HDP Gençlik Koordinasyonu’nun kurumsal gençlik adayı etrafında ve yükseköğrenim gençliğine uyarlayarak yürüttüğü seçim çalışmalarının örgütlenmesinde SGDF belirleyici bir rol oynadı.

Bilgi-işlem örgütlenmesi seçim sürecinin en önemli kazanımlarından biri oldu. Teknik kapasitenin gelişmesini sağlamakla kalmayan bilgi-işlem örgütlenmesi, kitle çalışmalarını örgütleyici bir etkide de bulundu ve örneğin sandık takip sistemi pek çok alanda yeterince müşahit görevlendirilmesini sağlayan bir örgütsel ağ oluşturdu. Yeni görev ve sorumluluklar almaya yatkınlık gösteren müşahitler topluluğu ESP açısından da politik-örgütsel ilişkiler geliştirilmesi gereken bir hedef kitle karakteri taşıdı.

Seçim kampanyasının girilecek her yeni evresinin ve atılacak her önemli adımının örgütlenmesinde merkezden il ve ilçe seçim komisyonlarına sıklıkla yayınlanan HDP genelgeleri kılavuzluk etti. Politik kitle çalışmalarının yoğunlaştığı Mayıs ayından itibaren seçim komisyonları günlük planlama toplantıları sistemine geçerken, ilçelerden illere ve illerden de merkeze doğru haftalık rapor düzeni kuruldu. Böylece, bir yandan yerelden merkeze iletilen sayısız rapor ve diğer yandan da merkezden yerele iletilen seri genelgeler aracılığıyla, HDP seçim cephesinin iç örgütsel ilişkileri canlı ve karşılıklı etkileşim halinde tutuldu.

Emekçilerin ve ezilenlerin girişkenliği seçim kampanyasının belirgin bir yanıydı. Bu bakımdan, seçim gönüllülerinin HDP’ye aktif yönelimi yer yer HDP örgütlenmesinin önünde oldu. Gönüllü akışı, İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde, seçim çalışmalarının yaygınlaştırılmasına ve müşahit ihtiyacının karşılanmasına belirleyici katkı sağladı. Buna karşılık, HDP il ve ilçe yönetimlerinin yer yer ciddi örgütsel zayıflıklar taşıdığı, bir örgütsel yeniden yapılandırmaya ihtiyaç duyduğu açıkça görüldü.

Seçim çalışmaları süresince HDP örgütü bulunmayan çeşitli illerde ve bir dizi ilçede HDP örgütlerinin kurulması dönemin önemli bir örgütsel kazanımıydı. Saldırı ve provokasyonlar, bazen içe döndürücü bir etkide bulunsa da, hemen her alanda göğüslendi. Özellikle küçük kentlerde sokakta politik bakımdan görünür olma tutukluğu bu sayede aşıldı. Faşist saldırıların göğüslenmesinde örgütlü oldukları her yerelde ESP’liler militan ve kararlı bir duruş sergilediler. Karadeniz’de oy artışıyla ölçülemeyecek olan bir politik meşruiyet ve varlık hakkının sökülüp alınmasında bizzat ESP güçleri öncü bir irade ortaya koydu.

Nihayetinde ESP, merkezi tipteki seçim kurullarından saha örgütlerine, seçim şarkısı üretiminden hukuk işlerine, hareketli seçmen kaydı ve taşınmasından müşahit örgütlenmesine, miting organizasyonlarından seçim günü kriz merkezlerine değin seçim cephesi örgütlenmesinin her noktasında görev ve sorumluluk üstlenen bir politik pozisyon almayı başardı.

Politik Kitle Atağı Ve Sandık Bazlı Çalışma

7 Haziran genel seçim kampanyasının en önemli boyutu, hiç kuşkusuz, alabildiğine geniş çaplı ve çok yönlü bir kitle çalışması olmasıydı. Sayısı on milyonlarla ifade edilebilecek propaganda materyalleri, HDP eş genel başkanlarının imzasını taşıyan ve kapı kapı dağıtılan kişisel mektuplar, seçmenlerle yüz yüze gelinen sayısız ev ziyareti, esnaf ve pazar gezmesi, halk toplantısı, il ve ilçe merkezlerinde istikrar kazanan stant noktaları ve kurulan halk kürsüleri, ana caddeleri süsleyen bayraklar ve dev posterler, televizyonda yayınlanan reklamlar, her gün mahallelerde halka seslenen giydirilmiş anons araçları, seçmen akınına uğrayan seçim büroları, yüz binleri buluşturan seçim mitingleri bu devasa kitle çalışmasının ilk akla gelen unsurlarıydı.

Öncelikle vurgulanmalı ki, HDP’nin “Büyük İnsanlık” seçim bildirgesi ve kadın seçim bildirgesi ilanları emekçilerin ve ezilenlerin politik dikkatini çekmeyi başardı. Halkçı ve demokratik içeriğiyle bildirgelerin duyurulması ve halklarımızın en yakıcı taleplerinin ikircimsiz dile getirilmesi, hedeflenen seçmen kitlesiyle seçim kampanyasında organik politik bağ kurmanın başlangıcını teşkil etti. İlerleyen haftalardaysa, genel politik konuların ezilenlerle politik bağı geliştirmede ve onları saflaştırmada ne kadar önemli olduğu fazlasıyla sınandı. Özetle bu konular, karasız seçmenler arasında, önceden AKP’ye oy vermiş olanlar için Diyanet’in kaldırılması, barış ve iktisadi istikrar, önceden CHP’ye oy vermiş olanlar içinse Erdoğan’ın başkanlığı ve AKP-HDP koalisyon ihtimaliydi. Bu konularla ilgili güncellenen politik propaganda manevraları sayesinde, ki “Seni başkan yaptırmayacağız” sözünün yaygınlaştırılması bu manevraların en başarılısıydı, hedeflenen seçmen kitlesinin HDP’den yana saflaştırılmasının yolu açıldı.

Bu politik hamlelerle birleşen girişken kitle çalışmaları on binlerce gönüllünün HDP seçim cephesine yönelmesini ve çeşitli görevler almasını mümkün kıldı. İstanbul’dan başlayan “Barajları aş da gel” çağrısıyla, gerek web sitesi gerekse stantlar üzerinden, bu seçim gönüllüleriyle temas edildi. “10’dan Sonra” ve “Artı 1” gibi dayanışma örgütlenmeleri, seçim çalışmalarını destekleyen dernekler ve taraftar grupları sahneye çıktı. Bilhassa müşahit görevlendirmelerinde ulaşılan düzey bu gönüllüler topluluğunun eseriydi. Nitekim müşahit sayısının yeterli olduğu il ve ilçelerde önemli seçim hilelerinin önüne geçildi, fakat yeterince müşahit bulunamayan alanlarda sıklıkla oyların eksiltildiği yorumları yapıldı.

Sandık bazlı örgütlenme politik kitle çalışmalarının temeli olarak kurgulanmıştı. Buna göre, aynı sandıkta oy kullanacak olan HDP’li seçmenlerden müteşekkil bir ekip o sandığın tüm seçmenleri arasında HDP’nin propaganda ve örgütlenme işini yapan birim olacaktı. Özellikle cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 5’ten fazla oy alınan sandıkların her birinde sandık çalışma grupları örgütlenmesi, böylelikle pek çok kentte seçmenlerin neredeyse tamamıyla yüz yüze temas kurulması hedeflendi.

Sandık bazlı çalışma Kuzey Kürdistan’ın belli başlı kentlerinde başarıyla gerçekleştirilirken, Batı’daysa esasen İstanbul’da nispeten yaygınlık kazanabildi. Yerellerde eski çalışma tarzı alışkanlığından doğan direncin aşılmasında güçlük çekildi, sandık örgütlenme sistematiği bazen anlaşılamadı bazen de işin kolayına kaçıldı. Fakat uygulandığı oranda da, sandık bazlı çalışmanın yararlı sonuçları alındı. Genel politik propaganda ile kitleyle bire bir teması birleştiren bu çalışma biçimi, tek bir mahallede onlarca örgütsel birim kurulmasına tanıdığı muazzam imkânlarla, başarılı bir örgütlenme ve kitle faaliyeti modeli oldu. Eş genel başkanların imzasını taşıyan mektubun teslimi formundaki ev ziyaretleri sandık bazlı çalışmayı besledi.

Çalışmaların hedefi HDP’li hazır seçmen kitlesiyle kesinlikle sınırlı tutulmadı, kararsız seçmen kitlesini kazanmaya dönük çalışmalara ağırlık verildi. İlçe seçim komisyonları, HDP’ye henüz oy vermemiş ama verebilecek olan toplumsal kesimlere dokunmayı sağlayacak özel planlamalar yapmaya yönlendirildi. Bilhassa daha önce AKP’ye oy vermiş dindar ve Kürt seçmenler ile daha önce CHP’ye oy vermiş Alevi seçmenlere odaklanıldı. Sandık çalışma gruplarının kararsız seçmenleri tespit etmesi ve raporlaması bu odaklanmanın güzergâhını belirledi.

HDP’nin yeni toplumsal kesimlerden ve katlanarak genişleyen bir seçmen halkasından edindiği politik destekte bu kadar kapsamlı bir kitle çalışmasının büyük payı oldu. Başta AKP’den kopan Kürtler olmak üzere, Aleviler, Ermeniler, yer yer Çerkesler ve Çingeneler gibi çeşitli ulusal ve inançsal topluluklardan alınan güç, halkların ve inançların ortak demokratik potası olan HDK’nin ve HDP’nin önümüzdeki dönemde bu kazanımlara basarak daha da ileriye yürüyebileceğinin açık göstergesini sundu.

Söz konusu kitle çalışmalarının her düzeyinde başından sonuna yer alan ESP’liler, böylece uçsuz bucaksız bir kitle denizine dalmış oldular. Yüzlerini kitlelere döndüler, kitleler tarafından sınandılar, kitlelere yabancılaşmışlıkla hesaplaştılar, kitlelerden öğrendiler, kitlelerin dilinden konuştular, kitlelerle birlikte politika yaptılar, kitlelerin sevgisi ve saygısını kazanma yolundan yürüdüler. Seçim kampanyası çalışmaları, kitleleri değiştirdiği gibi, çalışanları da değiştirdi. ESP saflarında hem halklarımıza güven duygusu pekişti hem de halklarımızı politik bakımdan etkileme özgüveni yükseldi.

HDP’yi Örgütlerken ESP’yi Örgütlemek

Seçilebilir adayların saptanması, genel aday listesinin düzenlenmesi, bunun içinde kadın listesinin belirlenmesi, merkezden yerellere birleşik seçim cephesinin kurulması, ESP güçlerinin amaç açıklığı ve motivasyon kazandırılarak HDP seçim örgütlenmesine seferber edilmesi, kitle çalışmalarının sürdürülüp büyütülmesi, ortak propaganda araçlarının etkin kullanılması, büyük mitinglerin organize edilmesi gibi birçok parçası olan seçim kampanyası boyunca, ESP bu parçaların hepsinde düşünsel ve eylemsel etkinlik kurmaya uğraştı. Fakat, her parçada görevli yoldaşların etkin ve başarılı çalışmaları saklı kalmak kaydıyla, çalışmanın tamamının merkezi tarzda koordine edilmesi başarılamadı.

Kuraldır: mücadelenin yeni bir düzeyine geçildiği her anda saflar bozulmaya uğrar, örgütsel yapının yeni düzeye adaptasyon ihtiyacı doğar. Bu bir yere kadar doğal ve kaçınılmazdır. Güçlerin toptan birleşik seçim cephesi düzenine ve yoğunluğuna geçiş zamanında ESP’nin kendi örgütsel işleyişi de bozulmaya uğradı. Bir süre sonra merkezi seçim komitesi toplanmaz halde işlevsiz kaldı. Kuşkusuz denilebilir ki, HDP seçim cephesinde, Kürt özgürlük hareketinden sonra, en aktif ve en nitelikli yer alan yapı ESP’ydi. 7 Haziran seçim muharebesi politik ve örgütsel bakımdan o denli kapsamlıydı ki, ESP’nin sınırlı kadro gerçekliği ve seçim deneyimi ile seçim kampanyasının tüm parçalarında son derece iddialı konumlanışı arasındaki çelişki yankılandı. Bu durum, bilhassa büyük politik çarpışmalarda güçlerin merkezi koordinasyonunu sağlayacak tarzda konumlanmanın özel gereğinin altını yeniden çizdi.

ESP örgütlerinin ve aynı çizgideki sosyalist kurumsal yapıların işleyişini cidden zorlama ve hatta aksatma pahasına, güçlerin ve çeperin tamamı seçim çalışmalarına katılmaya iradi olarak yönlendirildi. Bu sayede ESP gövdesi ve tabanı, son yıllardaki başka hiçbir kampanya dönemiyle kıyaslanamayacak derecede, politik faaliyete seferber edildi ve daha yüksek bir örgütlülük düzeyine getirildi. Geride kalan yıllarda ESP bünyesinde görev almış ama sonrasında kenarda kalmış birçok insan HDP’yle tekrar aktifleştiği gibi, yeni ilişki kurulan birçok insan da seçimlerde örgütlü çalışmaya dahil edildi. 7 Haziran seçim süreci, ESP’nin birleşik demokratik cephe çalışmasına katılım düzeyi açısından da kesinkes zirve noktası oldu.

ESP kadroları hem HDP’yi hem de ESP’yi örgütleme göreviyle donandı. Yapılan görevlendirmeler yoluyla hangi yeni il ve ilçelerde ESP örgütlenmesinin temellerinin atılabileceği, hangilerindeyse mevcut örgütsel gücün geliştirilebileceği planlandı. Hem örgütlü ESP’liler hem de ESP’ye yakınlık duyan ilişkiler arasından gösterilen adaylar etrafında, ESP, mevcut örgütlü yerellerinden daha fazla sayıda kentte, ortak seçim çalışmalarında boy gösterdi. Kimi illerde sadece belirli ilçelerle sınırlı kalsa ve kimilerindeyse nicelik yönüyle oldukça kısıtlı olsa da, 30 ilde örgütlü tarzda ortak seçim cephesine katılım sağlandı. Bu illerden bazılarındaki seçim çalışmalarına da doğrudan sosyalist gençlik güçleri üzerinden müdahil olundu. Az sayıda ESP’liyle çalışma yürütülen illerdeki deneyim hem çözülmesi aciliyete sahip kadro yetmezliği sorununun ama hem de sınırlı güçlerle dahi etkili çalışma kapasitesi ortaya koyan bir nitelik avantajın dışavurumuydu.

Seçim çalışmalarıyla beraber özellikle İstanbul'un yeni ilçelerine açılmak, son yıllarda gerileyen bazı illerde yeniden örgütsel gelişim imkânları biriktirmek, yeni bazı illerde yerel dayanaklar edinmek, örgütlülüğün zaten sürmekte olduğu yerellerin çoğundaysa örgütsel güçlenme fırsatları yakalamak gibi kazanımlara ulaşıldı. Van’da HDP seçim çalışmaları vesilesiyle ESP için alan yaratmaya yönelik bir örgütsel hamleyi gerçekleştirmemiş olmak ise bu dönemin kaçırılan fırsatıydı. ESP, açıldığı yeni alanları kalıcılaştıracak ilişki biçimlerini bulup uygulama ve yerellerde ortaya çıkmış örgütsel genişleme ve büyüme imkânlarını realize etme görevleriyle yüz yüze geldi.

Seçim çalışmaları bir bakıma kadrolaşma okuluna da dönüştü. Komünist militanın hem kendini devrimci tarzda ortaya koyuşu ve kararlılığı sınandı hem de kitlelerle politik ilişki kurma ve örgütleme yeteneği gelişti. Sözü ile eylemi arasında tutarlılık olan, çalışmanın emekçiliğini yapmaktan geri durmayan, politik inisiyatif sergileyen komünist militanlar öne çıktılar. Bu yönüyle seçim pratiği, ESP güçlerini sınayıcı ve ayrıştırıcı bir teste tabi tuttu. Öte yandan, seçim sürecinde HDP’ye akan gönüllü kuvvetlerin büyüklüğü ile ESP saflarına kazanılan taze kuvvetlerin nicel sınırlılığı arasındaki çelişki, ESP’li aktivistlerin kitle örgütçülüğü becerilerini artırma ihtiyacına da işaret etti.

HDP’nin kitle çalışmalarına böylesine yüklenirken ESP’nin bağımsız sosyalist propagandasının bir nevi ihmal edilmesi komünist seçim politikasının bir zayıflığı oldu. Örneğin, ESP adına ayrı seçim materyalleri basılmamasının veya mitinglerde bayrak açılmamasının eksikliği hissedildi. Öyle ki, sosyalist basının satışı yeni alanlarda artarken, politik-örgütsel çalışmanın yerleşik olduğu alanların bir kısmında düşüşle karşılaştı.

ESP örgütlerinin seçim kampanyası süresince planlı çalışma performansları eşitsiz bir grafik çizdi. Kimi yereller dönemsel politik ve örgütsel hedeflere bağlanmış disiplinli bir çalışma yürütme alışkanlığında derinleşirken, kimileriyse plansız ve el yordamıyla gitme amatörlüğünden kurtulamadı ve HDP örgütlülüğünün de zayıf olduğu alanlarda mevcut dağınıklığın parçası oldu. Bu örgütsel kendiliğindenciliğin çaresinin planlama kapasitesi ve alışkanlığında gelişim olduğu bir kez daha açığa çıktı.

Milyonlara hitap eden bir politik partinin yönetilmesinin politik ve örgütsel gereklerini, emekçilerin ve ezilenlerin ortalama düzeyiyle etkileşim kuran bir ajitasyon ve propaganda tarzını, yerellerin nesnellikleri ve özgünlüklerinin bilgisine hakimiyet temelinde yapılan politikanın verimini deneyimlemek her düzeyden ESP örgütünün politik ve örgütsel önderlik yeteneğinin gelişimi için adeta cephanelik oldu.

7 Haziran’dan İleriye

7 Haziran seçimleri HDP'nin halklarımızın özgürlük ve “Yeni Yaşam” umudu olarak yükselişinin net kanıtını sundu. 7 Haziran'da aşılan halk psikolojisi eşiğinin ardından, ezilenlerden yana politik hayatın gürül gürül akışına yeni bir kanal açıldı. İşte tam burada gerek HDK’nin yeniden yapılandırılması gerekse HDP’nin yeniden örgütlenmesi ihtiyacı tüm yakıcılığıyla gündeme girdi.

Kazanılan bu değerli seçim zaferinin dolaysız ortağı olan ESP bakımından da, toplumsal ve politik mücadelenin biri diğerine bağlı bu iki aracında, yani HDK’de ve HDP’de politik etkinliğini artırma, nitel ve nicel varlığını güçlendirme ihtiyacı belirginleşti. Komünistler için ESP’yi örgütlerken HDP’yi güçlendirme ve HDP’yi büyütürken de ESP’yi örgütleme görevi artık çok daha fazla öne çıktı. Tıpkı HDK ve HDP içinde devrimci olanın devrimci olmayanla mücadelesini yükseltme ihtiyacı gibi.

Zira, bir ayağı özgürlük yatağı Rojava topraklarına ve bir ayağı da burjuva parlamentoya basan devrimci varoluş zemininde, öncü komünist çizgi şimdi HDP’yle taraflaşan 6 milyon insanla muhataptır.

Bu makaleyi paylaşın

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn